Kamusal Alanlar ve Binalar Nasıl Aydınlatılmalı?

Daha önceki yazılarımda; yollar ve ibadet alanlarına ilişkin aydınlatma yanlışlarına değinmiş, bazı önerilerde bulunmuştum. Kamusal alanlar ve yapılara dair çok farklı bir şey söylememiz elbette mümkün olmayacak… Temel yanlışlardan, yani gereksiz enerji harcamalarına yol açan eski tip armatürlerden, ya da “hazır, uzun ömürlü ve çok azını harcayan LED’leri bulmuşken”, dört bir yanı, görmemişler misali rengarenk ışığa boğmaktan sakınmamız gerektiğini tekrar etmekle başlayalım yine de!

07 Haziran 2017 Çarşamba, 14:40

简体中文 简体中文 English English Deutsch Deutsch Русский Русский Türkçe Türkçe

Daha önceki yazılarımda; yollar ve ibadet alanlarına ilişkin aydınlatma yanlışlarına değinmiş, bazı önerilerde bulunmuştum. Kamusal alanlar ve yapılara dair çok farklı bir şey söylememiz elbette mümkün olmayacak… Temel yanlışlardan, yani gereksiz enerji harcamalarına yol açan eski tip armatürlerden, ya da “hazır, uzun ömürlü ve çok azını harcayan LED’leri bulmuşken”, dört bir yanı, görmemişler misali rengarenk ışığa boğmaktan sakınmamız gerektiğini tekrar etmekle başlayalım yine de!

Bir de, “kamu” sözcüğünü hak eden, yani ülkesi adına temsîli görevi olan; “alan ve yapıların”, ağırbaşlı bir imajı hak ettiklerini unutmamak gerekecek. Yani onlar, ne bir panayır yeri, ne de çarşı pazar kıvamında rastgele alanlardır. Yine unutmamak gerekir ki o alan ve yapılar da, sakin bir gece uykusunu hak etmektedir!

İlaveten, böylesi yerlerde yapılacak aşırıya kaçan uygulamanın ve dolayısı ile oluşabilecek; “gereksiz enerji tüketimi imajının”, kamuoyunda kolayca rahatsızlığa yol açacağını dikkate almak gerekmektedir. Hatta böylesi alanlarda, abartıya kaçabilecek gece aydınlatması adına, yani biraz da “ihtiyaç değil, imaj adına!” yapıldığı düşünülebilecek enerji harcamasının, yine o alanlarda alınacak önlemlerle “kendi enerjisini üretebilecek” çözümlere kavuşturulması bence akıllıca bir davranıştır. Topluma örnek, doğru bir enerji politikasının halka aktarılabileceği, bulunmaz bir fırsat olacaktır bu yaklaşım. Elbette kendisi üretiyor diye, aydınlatmada abartıya kaçma tehlikesini hiç göz ardı etmeden. Yani her durumda hedefimiz, abartısız ve dengeli bir aydınlatma olmalıdır.

Genel anlamda, diğer konu başlıklarında da dikkat çektiğim gibi, mimarca tercihlerin ve seçilen yapısal malzemelere ait renk ve dokunun, aydınlatma sırasında bambaşka bir renge ve dokuya bürünmemesinin de; projeye ve müellifine, hatta bir adım sonrasında kültürel geçmişe saygı anlamına geleceğini unutmamak gerek.

Özetle aydınlatma; bir tesisatçının ya da LED satıcısının keyfine bırakılamayacak kadar ciddi ve önemli bir konudur. Eğer hayatta ise, mimarına mutlaka başvurulmalıdır. Değilse, yapının bilgisayar ortamında hazırlanacak üç boyutlu modeli üzerinde, öngörülen aydınlatma senaryosunun sonuçları önceden görülmeli ve bir seçici kurulun onayına hatta halk oyuna sunulmalıdır.

Bundan böyle, yeni tasarlanacak yapılar için de, mimarlara bir tavsiyem olacak. Lütfen kendi eserinizin hava kararınca nasıl aydınlatılması yani nasıl görünmesi gerektiğini de düşünüp, öngörülerinizi projenize dahil ediniz. Maalesef böyle bir bilgi aktarımının, mevcut eğitim sistemimizde sık rastlanan bir şey olmadığını da itiraf etmemiz gerekecek. Nedense işin o tarafı, ya sadece elektrik mühendisine ya da tesisatçıların insafına bırakılmaktadır. Bir uzman mühendis, elbette konuya müdahil olacaktır. Ama o bir tasarımcı değil, uygulayıcıdır. Mimarın kendi eserine ilişkin tercihleri mutlaka dikkate alınmalıdır Yoksa ne mi olur ? Bir benzetme yapmak gerekirse, sadece cephe tasarımı ve uygulaması yapan, yeni tabirle “cepheci!” firmaların görgüsüne terk edilen, birbirinin kopyası binalarda görülen vahim sonuçların, aydınlatma adına da yaşanması kaçınılmaz olur.

Sanırım benzer durumların, aydınlatma sektöründe artık yaşanmakta olduğu gözlerinizden kaçmamıştır. 30, 40 yıl önce çok nadir durumlar hariç, sokak lambaları dışında akla bile gelmeyen gece aydınlatmasının, yapıları ve alanları kılıktan kılığa sokmasının bir disiplin altına alınması gerekmektedir artık. Bence o yüzden mimarlık ve tasarım fakültelerinde, aydınlatma konusunun, seçmeli filan değil, ciddi bir başlık olarak müfredata alınması da bir zorunluluktur artık. Yani, yapının varlığı süresince mimarının taşıyacağı müelliflik sorumluluğu ve hakkının ayrılmaz bir parçası olarak görülmelidir bundan böyle. Yoksa halimiz duman! Aksi takdirde, kentleri “sürekli karnaval” havasına sokan LED çılgınlığından başka türlü kurtulma şansımız kalmayacak. Burada şunu da söylemek gerekir ki, bu durum sadece ülkemize has bir sorun değildir. Dünya genelinde de yer yer yaşanan bir görgüsüzlüktür maalesef.

Her konuda olduğu gibi, aydınlatma konusunda da bir ortak akıl oluşturulması yararlı olacaktır. Eğitim kurumlarımızdan, bu konuya; “müfredat katkısı!”, mimarlarımızdan; “aydınlatma tasarımını projelerine katması!”, müteahhit ya da kısmî üstlenicilerden; “özenli bir uygulama!”, sahip ya da kullanıcılardan da “sürekli bir bakım!” sözü alınabildiğinde, sadece ülkemize değil, dünyaya örnek sonuçlar elde edebileceğimize inanıyorum.

Çelik Erengezgin

Çelik Erengezgin

Yüksek Mimar - Çaba Tasarım
1946 yılında inşaat mühendisi bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen yazar, 1997 yılından beri “Mimarlık”, “Eğitim”ve “Mesleki açıdan Ülke Sorunları” hakkında yazıyor. Erengezgin'in 120'den fazla makalesi 300'ü aşkın mesleki dergi ve gazetede yayınlandı.
Çelik Erengezgin

İçerik Önerileri

Yol Aydınlatması, Neden ve Nasıl? Yolu sadece katlanılması gereken bir mecburiyet sanan insanlar, nerede ise hayatın yarısının yolda geçtiğini fark ettiği zaman, o güzergâha, en az evi ve işyeri kadar önem ve özen göstermesi gerektiğini anlıyor. Bu amaçla yapılmakta olan zorunlu aydınlatma da, şehir aydınlatmamızın en önemli kısmını...
Sokak Aydınlatma Armatürlerinde Ekranlama ve Işık Kirliliğine Etkisi Bu yazıda sokak aydınlatma armatürlerinin teknolojisinden veya yanlış ya da eksik tasarımından kaynaklanan ekranlama ve ekranlamanın ışık kirliliğine olan etkisi ele alınacaktır. Aynı zamanda armatürler ekranlama tiplerine göre sınıflandırılarak tam ekranlı armatürlerin anlaşılması sağlanacak ve bu ...
Yatak Odalarında Aydınlatma Nasıl Yapılır? Yatmak ve iyi bir uyku için ihtiyacımız olan tek şey karanlıktır. Ancak yatak odasını yatmanın dışında başka şeyler yapmak için de kullandığımızdan, bu alanlarda aydınlatma önemli bir unsur haline geliyor. Genel itibariyle bir yatak odasında 100 lüks aydınlatma seviyesi yeterli görülmektedir....
Projeye Özel Aydınlatma Armatürleri Tasarımı Sıranlıktan uzak, farklı mekanlar tasarlamak piyasada var olan armatürler içerisinden seçimler yaparak çok da başarılı sonuçlar vermeyebiliyor. Bu nedenle mimarlar özel tasarım aydınlatma armatürlerine yönelebiliyor. Özel tasarımlarda ne gibi sorunlarla karşılaşılır?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğrulama *